Beni Duy, Beni Gör: Sessizliğin İçindeki Yankı
Duyulmak ve görülmek, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir.
Ama çoğu zaman, başkalarından beklediğimiz bu ihtiyacı kendi içimizde karşılamayı unuturuz.
Beni Duy, Beni Gör,
ilişkilerde, iş hayatında ve günlük yaşamda
kendini anlatmaya çalışırken sessizleşen,
duygularını bastırdığını fark eden insanların kitabı.
Bu kitap, ilişkilerde kaybolmayı,
kendini sürekli açıklamak zorunda hissetmeyi,
görülmeden ve duyulmadan yorulmayı
psikolojik bir dille ama öğretmeden ele alıyor.
Gazete yazılarından oluşan bu metinler;
• ilişkiler,
• yalnızlık,
• kayıp,
• kendinle kalabilme,
• duygusal farkındalık
gibi temalara farklı zamanlardan ve ruh hâllerinden bakıyor.
Beni Duy, Beni Gör,
bir kişisel gelişim kitabı değildir.
Bir çözüm rehberi sunmaz, reçete vermez.
Bunun yerine:
• ilişkilerde uyum sağladıkça nasıl görünmezleştiğimizi,
• güçlü olma adına katlandıklarımızı,
• sustukça kaybolan iç sesimizi
olduğu gibi gösterir.
Bu kitap;
kendini anlatmaktan yorulmuş,
anlaşılmadığını hisseden,
ama artık önce kendi sesini duyması gerektiğini fark edenler için yazıldı.
Her yazı aynı yerde durmaz.
Bazıları itiraz eder,
bazıları sadece bir cümleyle susar.
Çünkü bu kitap,
aynı şeyi her gün aynı şekilde düşünmeyenler için…
Beni Duy, Beni Gör,
duyulmak için bağırmak gerekmediğini,
bazen samimi bir fısıltının bile yeterli olabileceğini hatırlatan
sessiz ama derin bir çağrıdır.