Perihan BEYAZ...
68 yaşında bir Anadolu kadını.
Küçük bir kızken en çok istediği şey okula gidebilmek ve yeni şeyler öğrenebilmekti. Okuma sevdasıyla yanan ufacık kalbine sığdırdığı büyük hayalleri vardı; ama olmadı, okuyamadı.
Yaşadığı imkansızlıklara rağmen içindeki okuma aşkı sönmedi. Babasının yardımıyla okuma yazmayı öğrendi. Yıllar geçti; köyüne ilkokul açılacağını duyunca sevinçten gözleri parıldadı ve bir damla yanağından aşağı süzüldü. Ama olmadı, yaşından dolayı almadılar.
"Coğrafya kaderdir." der İbn-i Haldun. Bir insanın geleceğini, o coğrafyada yaşayan insanların biçimlendirdiğini, ilk elden tecrübe etti Perihan BEYAZ.
Evlendi, çoluk çocuğa karıştı... Lakin diploma hayali aklından hiç çıkmadı. Tam 63 yaşında Açık Öğretim İlkokul ve Ortaokul Sınavlarını başarıyla geçti. Diploma almaya çok yaklaşmıştı; ama olmadı, lise zorunlu hale geldiği için alamadı.
Etrafındakiler de onun azminden etkilendi; genç yaştaki 6 komşusu ona özenerek Açık Lise Sınavlarına girdi ve diploma aldı.
Hevesini kalbine gömdü ve içini mısralara döktü. Çocukluğunu, özlemlerini, memleketini, vatan ve millet aşkını anlattı şiirlerinde. Bayramlarda onun şiirlerini okuyan çocuklar, heves edip şiir yazmaya başladı.
2015 yılında, şiirlerinden bazılarını okuyan ilçenin kaymakamı, "Sana şiir kitabı çıkaralım." deyince, belki de yıllar sonra ilk defa, yeniden gözleri parıldadı. Görevlendirilen iki öğretmen günlerce çalıştı ve şiirlerini bilgisayara aktardı. Lakin tayinler çıktı, yeni kaymakamlar tarafından tekrar sözler verildi. Ama yine olmadı; ekonomik imkansızlıklar var dendi.
"Neden kitabın yayınlanmalı?" diye sordum anneme, "Benim de bir faydam olsun bu memlekete. Hem kitabın geliri olursa okuma imkanı az olan öğrencilere, öncelikli olarak kız öğrencilere, burs verilmesi için kaymakamlığa takdim etmek istiyorum." dedi.
Ve kendime, "Neden bu kitap yayınlanmalı?" diye sordum.
Yayınlanmalı; çünkü ufacık yüreği okuma aşkıyla yanan küçükler, yalnız olmadıklarını, anne babalar ise, ihmallerinin nelere sebebiyet verebileceğini görmeliler.
Yayınlanmalı; çünkü epeydir, kültür damlalarıyla ıslanmayan memleketimin kıraç topraklarında, filizlerin yeşerebilmesi bu gibi eserlere bağlı.
Devletin makamında oturanlar; yerel kültürün gelişmesine katkı sağlayacak ve gençlerin rol model ihtiyacını karşılamaya yardım edecek bu kitabın yayınlanmasıyla ilgili yeterli gayreti gösteremediler. İşte bu yüzden Beyaz Şiirler yayınlanmalı...
"Ama, olmadı, yine olmadı" dememek için, Perihan BEYAZ’ın, 2012 ila 2019 yılları arasında yazdığı şiirlerden bazılarını, haftalar süren bir çalışmanın akabinde, elinizde tuttuğunuz bu kitapta derledik.
Ancak olup olmayacağı artık sizin elinizde:
Ne dersiniz, bu sefer olacak mı?..
Fatih B. BEYAZ
OTOBİYOGRAFİ
Ben, yönü baraja bakan, arkasında Ağbaba ören yeri, onun dibinde de Ardıçtepe olan Sıyrındı köyünde doğdum.
Daha küçük yaştan beri okuma aşkı olan Perihan’ım.
Ben, babamın en sevdiği kızıydım ama ne kadar uğraştıysam okuyamadım. Babam beni evde okuttu ama okula göndermedi. Çünkü köyde okul yoktu. Eğer olsaydı, inanıyorum ki beni okuturdu. Ben de herkes gibi tarlada çalıştım, bahçe belledim, meyve topladım. Yolda bir kağıt bile bulsam, zamanımı okumakla geçirdim.
Zaman geldi, ağabeyimin oğlu ortaokulu okuyacağı için ben de onunla birlikte Suşehri’ne gittim. Orada onun yemeklerini pişirdim. O okudu, yüksek makine mühendisi oldu. Bense bir köylü kızı olarak büyümeye devam ettim.
Ben 15 yaşındayken köye okul açıldı. Ancak 7 yaşındakiler okula alındı. Yani ben yine bakakaldım. Başka çarem olmadığı için okuldan hikaye kitapları alıp okuyarak okumamı geliştirdim. Ama okul aşkı bitmedi tabi bende…
Annem, çeyizimi koyarken içinden kalem çıkınca çok ağlamış. Benim kızım okumalıydı demiş. Ne yapayım, demek ki kader böyleymiş.
Evlendim… Hayat mücadelesi devam etti. İçimdeki en büyük ukdeyi bir nebze olsun gerçekleştirmek için çocuklarımı okutmak zorundaydım. Ve öyle de yaptım. Çok şükür onlar da okudular, yüzümü kara çıkarmadılar.
Çocuklar da evlenip evden gidince yine bendeki o okuma aşkı depreşti. Ben de açık öğretim denen şeyi yaparak okudum. Ortaokul sınavlarının hepsini verdim. Ancak artık lise de zorunlu olduğu için yine diploma alamadım. Buna da kader dedim.
Şimdi ise şiir yazıyorum. İnşallah bunda başarılı olurum…
Perihan BEYAZ
EDİTÖRLER
Gürkan ÇANAKÇI, Şaban BALCI, Fatih B. BEYAZ