Kaderimi geçerken, seninle bir yerde mektuplaşan bir hayal olsam. Olsam, olabilsem. Ama yine de keşke demiyorum. Parantez içindeki sancılarımdan kurtulduğumdan beridir, noktaya aşık olan bir yokluk oldum. Artık kendimi tanıma mecburiyetinde değilim. Zira kendimi tanımışken, senmişim yaşamlarım boyunca. Sanki yaratılış varsa… Sanki Yaradan yazıyorsa… Ağlıyorum işte. Yine bir günün ortasında, öğlen vaktinde. İnsanlar işteyken, ben seninle ağlayan bir yıldıza, sonrasında bir bilinmezliğe dönüşüyorum. Ah sevgilim. Benim ayık gezdiğim sokak, ya da gezegen yok ki… Benim uzay üstünde, ya da uzayın tepsisine dizili kahve fincanlarım yok ki… Çünkü sevgilim; falsız bir falcıyım ben. Hatta sensiz, kafamın içinde yılan gibi dolaşan cinlerimi bile çıldırttım ben. Onlara üç harfli derler korkularından. Ama ben dört, beş, altıncı, yedinci, geride kalan bütün harfleri de geçtim.
Kudret Alkan