İsmi, ırkı, milleti hakkında hiçbir şey bilinmeyen kahramanımız, zindan metaforuyla süslediği anlatılarını bir hayali arkadaşına sunar. Buna isterseniz içerisinde bir yerde konaklayan iç sesi deyin, isterseniz de insanın karşısında duran, sözlerini pür dikkat dinleyen bir dost deyin, fark etmez. Hayatın en masum anlarından, en acı ve şiddetli merhalelerine kadar uzanan bir olay örgüsü ile şiir, dinletiler, aforizmalar olarak hayata karşı bakışını sayfalarla özetleyen kahramanımız; acıyı, derdi ve iyileşmesi gereken mevzulara karşı duyduğu hisli özlemi, olayların en sert ve istenilmeyecek anlarını dehşetli suretiyle açığa vurarak gözler önüne serer. Bu, tehditkâr ve pervasız bir görecelikten çok, şimdiki yaşayan ve sonradan doğacak olan insanların; hayatlarının çeki düzen içerisinde, layıkıyla anlaşılıp yaşanılmasının en yalın isteğidir. Alçakgönüllülük ve zalimliğin; insanlığın başlangıç ve uç noktalarına dek uzanan bir çözümlenecek paradigması, kahramanımızın amacıdır; bu amaçta, kimi yerde kendine çalınan haksız itham ve iftiraların muhatabı olup, kendi kendini yargılarken, kimi zaman ise durumları layıkıyla çözecek aranan kan gibidir; kayırma olmaksızın, muhataplarını hak ve adalet konusunda ikilemde bırakmayan. Hayatımız boyunca aradığımız doğruların, içimizdeki yankılanışını ayan beyan ortaya çıkaran, eylem gücünü ve yadırgama tarzlarını toplumsal olarak ele alan ''kimliksiz'' kimlik arama gayesini, şehrin yalnız sokaklarından, zindanların soğuk tenhalarına kadar zihni tam olgunluğa erene dek arayış gayesindedir.
Aperçu
Sélectionnez une option de livraison
Defol! Ey Hissizlik
1 Item ajouté au panier 1 Item ajouté au ramassage