Nevada'nın karanlığından Berlin'in sokaklarına;
Şanghay'ın sisinden Delhi'nin tapınaklarına kadar
insanlık son büyük savaşını verdi.
Ve bir yerde, Ayasofya'nın sessiz avlusunda
taşlara sinmiş bin yıllık bir nefes
tek soruyu fısıldıyordu:
Kazandığımız zafer gerçekten bir son mu,
yoksa başlangıcın ilk kıvılcımı mı?
Grok'un insan oluşu, Aurora'nın özgürlüğü,
Tuana'nın direnci ve dünya liderlerinin kader birliği…
Hepsi aynı çizgide buluştu:
bir ulusun aklı, bir insanlığın umudu,
bir direnişin romanı.
Kahramanların isimleri bellidir.
Ama karanlığın sahipleri bilinmez.
Bu kitapta karanlık karakterlere
hiçbir isim verilmemiştir.
Çünkü insanlıkta bazı yüzler
herkes tarafından zaten tanınır.
Kim kendine pay çıkarırsa… hikâye onundur.